doğal sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
doğal sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Ağustos 2024 Pazartesi

Saç boyası yerine doğal yöntemle saç rengini açmak.

 Saç boyası yerine ne kullanmalı

Hanımlar koyu renkli saçlarını hep açmak daha açık tonlu saça sahip olmak isterler.Boya kullanmadan saç renginizi açarken doğal yöntemi tercih etmek her zaman saçlarınıza daha az zarar verir. Kullanacağınız doğal yöntemler ise şu şekildedir.



Papatya suyunu, limon suyunu, elma sirkesini kullanarak ya da bal, tarçın, karbonat gibi malzemeleri ile karıştırarak boya kullanmadan saç renginizi açabilirsiniz.

Doğal olarak saç rengini nasıl açabiliriz.

Mide karın ağrısına çözüm ne?

  Karın ağrısı ihmale gelmez

İhmal edilen ve uzun süren karın ağrılarında en tehlikeli durumun karın içi organlarının kanseri olduğu belirtiliyor. Akut ağrılı durumlarda ise en tehlikeli durumaort anevrizmasının yırtılması olarak görülüyor. Her iki durumda da sonucun ölümcül olabileceği belirtiliyor.

Şekerli su ile karın ağrısı geçer mi?


Mide ağrısına çare

Yapılan araştırmalar şekerli suyun vücut doku ve hücrelerini yenilediğini ve mide ağrılarına şifa olduğunu ortaya çıkardı. Şekerli su ayrıca iyileştirici hücrelerin sayısını çoğaltır, gün boyu sizi dinç tutar, sindirim sistemini kolaylaştırır, karın ağrısına iyi gelir, enerji verir.

11 Mayıs 2024 Cumartesi

En hızlı saç uzatan öneri.

 En hızlı Saç uzatan formül. Uygulama Şekli

 

Saçının uzamasını isteyenler ya da seyrek saçlı olanlar için uygulanan bu doğal yöntem sayesinde istediğiniz saç boyuna ulaşabilirsiniz. Ucuz ve pratik olan bu doğal yöntemle beraber sağlıklı gür ve uzun saçlara 7 günde buluşacaksınız. Düzenli olarak bir hafta boyunca kullananlar mucize karşısında gözlerine inanamadı. Pahalı ürünlere verdiğiniz parada cebinizde kalacak.

Saç uzatmak isteyenler çok sayıda kimyasal ürün kullanarak saçlarına daha da zarar vermeye devam ediyor. Yıllardan beri kullanılan bu doğal yöntem sayesinde artık pahalı ürünler almaya son vereceksiniz. Saçın kökten besleyen bu doğal yöntemle beraber saçlarınızda ipek gibi uzayacak. Seyrek saçlı olanların da kullandığı bu saç uzatma yöntemi hala Anadolu’da kullanılmakta. İşte kekik suyunun o mucize formülü.

Haberin Ayrıntıları

10 Aralık 2023 Pazar

Kas erimesi nasıl önlenir?

 Kas erimesi belirtileri nelerdir

Zayıflık.

Güçsüzlük.

Denge zayıflığı

Merdiven çıkarken zorlanma.

Dayanıklılık kaybı

Kas büyüklüğünde azalma.

Fiziksel aktivitelere katılımda azalma ve zorlanma.

Kas zayıflığı ile baş etme yöntemleri.

Kas erimesi nasıl fark edilir?

Dengede kayıp yaşama, Merdiven çıkarken zorlanma, Fiziksel güçte zayıflama, Fiziksel etkinlikleri yaparken zorlanma kas erimesi belirtileri arasında yer alır.

Eriyen kaslara ne iyi gelir?

Kırmızı et protein bakımından zengin bir yiyecektir.

Kas erimesine karşı da proteinli besinlerin tüketilmesi gerekir. Biftekte bulunan vitamin ve mineraller, vücuttaki kasların yapısını korur. Yaşlılık döneminde meydana gelebilecek kas zayıflamasını biftek tüketerek önleyebilirsiniz.

Kas zayıflığı nasıl tedavi edilir?

Düzenli bir fizik tedavi kas gücünü artırmada oldukça etkilidir. Fizyoterapistin talimatları doğrultusunda kasları inşa etmek ve güçlendirmek için ekipmanlı veya ekipmansız düzenli egzersizler yapılır. Ayrıca, elektroterapi de kasılmalarına neden olarak kasların güçlenmesine yardımcı olur.

14 Haziran 2023 Çarşamba

Lens kullananlar Dikkat.Et yiyen bakteri tehlikesi.

 Korkunç olay gencin gece lenslerini çıkarmadan yatıp uyuması ile başladı.

ABD'de yaşayan 21 yaşındaki genç, lensleriyle birlikte uykuya daldıktan sonra dehşeti yaşadı. Olayın detayları ise dünya gündemine bomba gibi düştü.


Amerika Birleşik Devletleri'nin Florida eyaletinde yaşayan Mike Krumholz isimli gencin başına gelenler dünyada manşet oldu. Söz konusu gelişmeyi sosyal medya hesabından paylaşan Mike'ın yayınladığı fotoğraflar 'yok artık' dedirtti.

'Lenslerim sanki gözümden uçacak gibiydi. Çok rahatsız edici bir his yaşadım. Lenslerimi çıkartıktan sonra her şey normale döndü bir sorun yaşamadım'

ET YİYEN BAKTERİ GÖZÜNÜ YEMEYE BAŞLADI

Açıklamalarının devamında tahriş hissinin her geçen gün artmaya başladığı belirten Mike, doktora gittğini söyledi. Burada kendisine yanlışlıkla herpes simpleks 1 virüsü teşhisi kondu. Gördüğü tedavi işe yaramayan Mike tekrar doktora gitti ve yapılan testlerin ardından acanthamoeba keratiti olduğunu öğrendi. Bu hastalık bir bakteri hastalığı ve söz konusu amip, kişinin korneasını yiyerek besleniyor.


NAKİL BEKLİYOR

Yaşının genç olması sebebiyle henüz kornea nakline uygun olmayan Mike, şimdilik nakil için gün sayıyor. Nakil sonrası doktorların kendisine yüzde 50 göreceğini söylediğini belirten Mike, şimdilerde sosyal medyada lens takan kişileri uyarıyor.

Et yiyen bakteri nasıl bulaşıyor?

Et yiyen bakteri yüzünün yarısını yok etti.

20 Ocak 2023 Cuma

Antibiyotik nedir ve ne için kullanılır?

 Antibiyotik nedir ve ne için kullanılır?

Antibiyotikler, bakteriyel enfeksiyon hastalıklarının tedavisinde kullanılan ve insan sağlığı açısından çok büyük öneme sahip ilaçlardır. Bu kimyasal maddeler, bakterilerin çoğalmasını önlemekte ve/veya bakterileri öldürmektedir.


Antibiyotik içince vücutta neler olur?

Antibiyotik kullanımında sindirim sistemi ile ilgili yan etkiler görülebilir. Bunların arasında bulantı, ishal, karında şişkinlik, hazımsızlık, kabızlık, kusma ve karın ağrısına sık rastlanır. Klinikte en sık “antibiyotiğe bağlı ishale” rastlanır.

Antibiyotikten sonra ne içilmez?

Süt ve süt ürünlerinin içeriğindeki kalsiyum, antibiyotiğin emilimini azaltabilir. Bu yüzden antibiyotiğin kullanıldığı saatlerde süt ve ürünleri tüketilmemelidir. Yine bir takım antibiyotikler ise meyve suyu, domates, kafein ile birlikte kullanıldığında ilacın midede harabiyetini artırabilir.

Neden antibiyotik kullanmamalıyız?

Antibiyotik kontrolsüz kullanıldığında; antibiyotik direncine, böbrek ve karaciğer fonksiyonlarının bozulmasına, işitme problemlerine, ekonomik maliyete ve ciddi yan etkilere yol açabilir. Gereksiz antibiyotik kullanımı yetişkinlere oranla çocuklarda daha büyük etkilere neden oluyor.

Antibiyotik kullanmak yerine bu besinleri tüketebilirsiniz.

BAL. Sabah kahvaltıda alacağınız 1 tatlı kaşığı bal antibakteriyal ve antiviral özelliği ile bağışıklığınızı korumaya yardımcı olurken gün içerisinde enerjinizi de artırır.

2. ZENCEFİL. ...

3. SOĞAN/SARIMSAK. ...

ZERDEÇAL. ...

ADAÇAYI. ...

6. ÇÖREK OTU.

Hastalar antibiyotik kullanmadan tedavi olabilecekler.

Doğal Antibiyotik görevi gören yiyecek.

Soğuk Algınlığından Korunmak İçin Nelere Dikkat Etmek Gereklidir?

 Bebeklerde Ve Çocuklarda Soğuk Algınlığı

Bebeklerde ve çocuklarda vücut sıcaklığının 39 derece ve üstü olması, halsizlik, burun akıntısı, hapşırık, balgam gibi belirtiler soğuk algınlığı belirtileri olabilir. Uzman doktor boğaz muayenesinin ardından teşhis koyabilir. Çocuklar ve bebekler grip hastalığından risk altında olmaktadır. Doğru tedavi yöntemiyle hastalık ilerlemeden müdahale edilmesi gerekebilir.


Soğuk Algınlığından Korunmak İçin Nelere Dikkat Etmek Gereklidir?

Soğuk algınlığı semptomlarını hafifletmek için bazı metotlar bulunmaktadır. Öncelikle evde bolca dinlenmek, bol su içmek ve C vitamini içeren meyve ve sebzeleri bolca tüketmek ilk önemli kuraldır. Ayrıca boğazı ısıtacak sıcacık bitki çaylarının tüketimi soğuk algınlığı tedavisinde önemli bir yer tutmaktadır. Aile bireylerine bulaşmasını önlemek için biraz daha izole kalmak, ortak tuvalet ve lavabolarda hijyen kurallarına uymak, mümkünse havluları ayırmak ya da tek kullanımlık peçeteler kullanmak, kalınan odayı sık sık havalandırmak, mümkünse nemlendirmek diğer önemli konular arasındadır.



Soğuk Algınlığı Nasıl Geçer? Soğuk Algınlığına Ne İyi Gelir?

Soğuk algınlığı varlığında tüketilebilecek besin ve besin gruplarından bazıları şöyledir:

C vitamini içeren meyve sebzeler: Portakal, mandalina, greyfurt, kivi, ananas, çilek ve daha birçok mevsiminde taze meyve, limon, kırmızı ve yeşilbiber, domates, roka, maydanoz, marul gibi yeşillikler, taze kuşburnu, brokoli, lahana ve ıspanak gibi sebzeler mümkün olduğunca çiğ tüketilebilir ya da hafif haşlayarak tüketilebilir.

Nane limon: 2 çorba kaşığı kuru nane ile 1,5 bardak su bir cezveye konulur. İçerisine kabuğuyla beraber küçük parçalara ayrılmış yarım limon eklenerek kaynatılır. Kaynayınca süzülerek bardağa boşaltılır sıcak olarak tüketilebilir.

Zencefilli bal: Bir tatlı kaşığı bal ve bir çay kaşığı kadar toz zencefil karıştırılarak bekletmeden tüketilebilir.

Boğaz pastilleri: Eczanelerden bulunabilecek boğaz pastilleri enfeksiyonları temizlemede etkilidir. Şeker gibi, ağızda emilerek tüketilir.

Tarçınlı ballı ılık süt: 1 bardak ılık süte 1 tatlı kaşığı ya da 1 yemek kaşığı bal eklenir ve iyice karıştırılır, üzerine toz tarçın serpilerek tüketilir. Dikkat edilmesi gereken en önemli nokta ise sütün ılık olması gerekmektedir. Kaynar süt ile bal karışımı sağlık açısından istenmeyen durumlara yol açabilir.

Limonlu ıhlamur: Demlik içine ıhlamur yaprakları, üzerine limon dilimleri eklenir. Sonra üzerine sıcak su dökülür ve 5 dakika demlendikten sonra sıcak olarak tüketilebilir.

Tavuk ve paça çorbası: Sıcak olarak pişirilen bir tavuk suyu çorbası veya paça çorbası boğaza iyi gelerek soğuk algınlığı semptomlarından hızlıca kurtulmaya yardımcı olur.

3 Eylül 2022 Cumartesi

Ünlü Doktordan genç kalmanın sırları.



Yaşlanma sürecini yavaşlatan ve hastalıklarla savaşan en iyi yol tabağınızı vücudunuzun ihtiyacı olan besin değeri yüksek gıdalarla doldurmaktır. Hangi besinlerin yıllara meydan okumanıza yardımcı olabileceğini keşfedin. Akıllı davranın ve yediklerinizle sağlığınızı koruyun. Aşağıdaki gıdaları beslenme programınıza ekleyerek uzun yıllar boyunca hem genç görünecek hem de genç hissedeceksiniz.

1..Kıvırcık lahana

Sağlıklı bir bağışıklık sistemine katkılarının yanı sıra bu yeşil yapraklı sebzenin kanserle savaşıcı özellikleri mevcuttur. Karaciğer bu önemli besin maddelerini emer ve zararlı toksinleri temizleme gücü artar. Unutmayın, ne kadar az pişirirseniz, daha az acı olacaktır.

2.Tatlı patates

Bu turuncu sebzenin parlak rengi, içerisinde güçlü bir antioksidan olan karotenoid barındırdığı anlamına gelir. Ayrıca bu sebze, cildiniz ve gözleriniz için önemli olan ve kırışıklıkları önlemeye yardımcı A vitamini deposudur. Sarı patates yerine bu besin değeri yüksek alternatifi tercih edin.


3.Somon

Somon, kalp sağlığı ve genel sağlığınız için gerekli olan Omega-3 yağ asitleri içerir. Eğer balık sevmiyorsanız balık yağı haplarını veya vejetaryen Omega-3 hapları kullanabilirsiniz.


4.Kuru fasülye

Bu fasulyenin zengin lif içeriği kan şekeri seviyesini düşürmede önemli bir rol oynar. Sağlıklı bir kan şekeri seviyesi sağlamak, diyabet ve kolesterol yükselmesini önlemeye yardımcı olur. Neden olduğu rahatsız edici gazı azaltmak için suda bekletin ve haftada 2-3 kere tüketmeye çalışın.


5.Sindirim dostu yiyecekler

Vücudumuza ne giriyorsa, dışarı çıkmalıdır. Beslenmenizde yapacağınız küçük değişikliklerin tuvalet ziyaretleriniz ve sindirim sağlığınız üzerinde büyük etkisi olabilir. Hangi yiyeceklerin tuvalete düzenli çıkmanıza yardımcı olduğunu ve ‘S şekilli’ dışkıyı sağladığını keşfedin.Tuvalet yolculuklarınızın sizi kızdırmasına izin vermeyin. Sindirim yolunuzu formunda tutmanın ipuçlarını sizinle paylaşıyorum...


6.Tam tahıllılar

Beyaz un yerine tam tahılları tercih edin. Sindirim sisteminize yeterli miktarda diyet lifi alabilmek için tam tahıllı ekmek ve makarna tüketin. Yeterli derecede suyla birlikte tüketildiğinde dışkı yapımını kolaylaştırır.


7.Nane bitki çayları

Kabızlığınıza iyi gelmesi için bu lezzetli ve bir o kadar da etkili çayı deneyin. Bazı ilaçlar yan etki olarak kabızlığa neden olabilir ve bu çay sindirim sistemi hareketliliğini kolaylaştırarak tuvalete çıkmanıza yardımcı olur.


8.Şeker

Yapay tatlandırıcılar, tatlı ihtiyacınızı karşılamak için cezbedici bir seçenek olsa da, tuvalete koşmanıza neden olabilirler. Vücudumuzda yapay tatlandırıcıların emilimi düzgün bir şekilde sağlanamaz, böylece bağırsak içine su emerler. Bu su geri emilmez ve sulu dışkıya neden olur. Bir çay kaşığı şeker yalnızca 16 kaloridir yani yapay tatlandırıcı yerine gerçek olanı kullanarak yapay tatlandırıcıların neden olduğu ishali çözümleyebilirsiniz.


9.Kahvaltı

Güne iyi başlamak için kahvaltınızda lif zengini besinlere yer verin. Muz, yulaf ezmesi (çekilmiş yerine özellikle kesilmiş), elma püresi ve tosttan (tam tahıllı ekmekten) oluşan bir kahvaltı hazırlayabilirsiniz. Bu 4 besin düzenli tuvalete çıkmanızı garantiler.
 
10.Cilt bakımında arı ürünleri

Yeni doğal anti-aging terapilerinin hepsinin ortak bir yönü var: Arılar. Bal arısı zehrinin neden yeni doğal güzellik modası olduğunu keşfedin. Güzellik sektöründe kullanılan en güçlü maddelerin bir kısmı arı kovanlarından geliyor.
 
11.Ballı güzellik maskesi

Malzemeler - 2 yemek kaşığı çiğ bal - 1 yemek kaşığı yeşil kil veya pembe kil - 2 damla lavanta veya gül yağı (isteğe bağlı) - Su (seyreltmek için) Uygulanışı: Yüzünüzü yıkayın ve hafif nemli bırakın. Maskeyi göz bölgesi dışında yüzünüzün her bölgesine uygulayın. 15 dakika bekleyin. Ilık suyla durulayın. Yumuşak hareketlerle kurulayın.
(kaynak:elmaelma)

20 Şubat 2022 Pazar

Şeker hastalığını kurutmak için bitkisel çözüm.



Şeker Hastalığının Kökünü Kurutuyor, İlaca Ameliyata İğneye Gerek yok

Şeker Hastalığına İyi Gelen Yiyecekler
• Soğan: Her derde deva olan antibiyotik etkili soğan, şeker hastalarının en doğal ilacı olmakta. Yemeklerde ve salatalarda kullanıldığında yiyeceklerin daha da lezzetli olmasını sağlar. Soğan antibiyotik etkisi ile hastalıkları kolayca uzaklaştırdığı gibi kandaki şeker oranını da dengeleyecektir.
• Lahana: Kış mevsimi geldiğinde sebze raflarında yerini alan lahana pek çok faydası ile dikkat çekiyor. Şeker hastalarının bolca tüketmesi gereken bir sebze olduğunu ifade edebiliriz. Düşük kalorili bir besin olduğundan şeker hastaları için de tavsiye edilen bir besin olacaktır. Kan şekerinin dengede kalmasını sağlarken, kilo verme konusunda da size destek olabilir.
• Zeytinyağı: Kalp dostu zeytinyağı aynı zamanda şeker hastalarının da en büyük dostu. Kolesterol seviyesini dengelediği gibi kandaki şeker oranını da düşürmektedir. Her öğünde tercih edebileceğiniz zeytinyağı ile daha sağlıklı bir bedene sahip olabilirsiniz. İnsülin direnci olan kişiler için bolca tavsiye edilmektedir.
• Enginar: Enginar pek çok faydası ile sağlık dostunuz olacaktır. Mutfağınızda enginara yer açmak için birçok nedeniniz var. Enginar hem kan şekerini dengeleyen hem de kansere karşı duvar ören bir yiyecektir.
• Fasulye: Glisemik indeksi düşük olan besinler diyabet hastaları için sağlıklı seçimler olacaktır. Bu besinlerden biri de fasulyedir. Öğünlerinizde yeşil fasulye veya kuru fasulye yiyebilirsiniz.
• Pancar: Şeker hastalarının beslenmes listesinde olması gereken bir yiyecek de pancardır. Pancarda oldukça az karbonhidrat yer alır. Bu özelliği ile diyabet beslenmesinde önemli bir yer tutar.
• Balık Eti: Şeker hastalarının omega 3 yağ asitlerine önem vermesi gereklidir. Bu nedenle haftada en az 1 öğün de olsa balık tüketmelidir. Az yağlı balıklardan yana yapılan seçimler, diyabet beslenmesi için iyi olacaktır.
• Yoğurt: Yoğurt sadece diyabet beslenmesinde değil her öğünde ve her kişi için önemli olan bir besindir. Yoğurt düşük kaloriye sahip ve bolca vitamin içeren bir yiyecektir. Özellikle de Tip 2 diyabet için etkili olan yoğurdu bol bol tüketebilirsiniz.

Şeker Hastalığına İyi Gelen Meyveler
• Greyfurt: Yapılan araştırmalar sonucunda greyfurt tüketen hastaların şeker seviyesinin ideal seviyede kaldığı tespit edilmiştir. Şeker hastaları greyfurt tüketirken çok dikkatli olmalıdır. Eğer düzenli olarak ilaç kullanan biriyseniz, greyfurtu gün içinde ölçülü yemelisiniz. Aksi halde ilaç ve greyfurt sağlığınız için tehlikeli olabilir. Ölçülü yemenizi tavsiye edeceğiz.
• Elma: Elma tüketen kişilerin diyabete yakalanma riski daha düşüktür. Şeker hastalığı tanısı yapılan kişilerin ise gün içinde elma tüketmesi önerilmektedir. Elmanın lifli yapısından dolayı kan şekerinin yükselmesi önlenir.
• Kayısı: Kuru kayısı hem metabolizmanızı hızlandırır hem diyet beslenmesinde sizi tok tutar hem de şekerin yükselmesini önler. Böylesine faydalı bir meyvenin tüketimi diyabet beslenmesinde önemli yer tutar.
• Avokado: Şeker hastalarının rahatlıkla tüketebileceği meyvelerden biri de avokado olacaktır. Salatada veya omlet yaparken avokadoyu tüketebilirsiniz.
• Kivi: Kivinin şeker oranı çok düşüktür. Bu nedenle şeker hastalığına iyi gelmektedir. Meyve saatlerinde bir adet kivi ile sağlıklı beslenmeye devam edebilirsiniz.
• Yaban Mersini: Yaban mersini yapraklarını demleyip çay olarak içmek, kandaki şekerin yükselmesini önleyecektir. Yaprakları ve meyvesi ile tam bir diyabet ilacı olacaktır.
Şeker Hastalığına İyi Gelen Bitkiler
• Tarçın: Şeker hastalarının en sık kullandığı bitkilerden biri tarçındır. Tarçın kan şekerini düzenleyen ve dengeleyen bir bitkidir. Çubuk tarçın ve baharat şeklinde tüketildiğinde adeta diyabet düşmanıdır. Tatlı yeme duygusunu erteleyen ve unutturan tarçın, çayın içinde şeker niyetine tercih edilebilir. Gün içinde çubuk tarçın eklenmiş suyu içebilir, yoğurt üzerine bir tutam toz tarçın serpebilirsiniz. Diyabetle mücadele ettiğiniz bu yolda tarçın size çok yardımcı olacaktır.
• Zencefil: Sağlıklı bitkilerden zencefil, diyabet ile mücadele etmek için iş başında. Genellikle bal ile karıştırılıp kullanılan zencefil, şeker hastaları tarafından tüketilecekse bal miktarı çok çok az olmalıdır.
• Çörek Otu: Çörek otu ile zamansız yükselen kan şekerini kontrol altına alabilirsiniz. Kahvaltıda peynir üzerine bir tutam eklediğinizde hem kansere karşı koruyucu önlem alırsınız hem de şekerinizin yükselmesini engellersiniz. Çörek otu. şeker hastalarının tercih etmesi gereken bir bitki olacaktır.

23 Aralık 2021 Perşembe

SADECE 10 DAKİKADA! Dik & Yuvarlak Kalçalara Sahip Olun! KİM İSTEMEZ!



Genç kızlar hanımlar 10 dakikada yuvarlak kalçalara sahip olmayı kim istemez.O zaman haydi ekşın hareket hareket:)

Young girls ladies, who doesn't want to have round hips in 10 minutes. Then let's go sour, move on:)

Harika Basen ve Kalça Eritme Hareketleri


Daha güzel harika bir basene sahip olmak kim istemez ki!

Zayıflama, kilo verme koçunuz Tuğçe İrtem. Bu videoda kalça egzersizlerini gösterdim. Yeni başlayanlar için temel hareketleri doğru hizalanma ve açılarını göstererek anlattım . İyi seyirler.

Hızlı kilo verdiren göbek eritme hareketleri

Özellikle toplumda sıklıkla karşılaşılan göbek bölgesindeki yağlanmanın temelinde hareketsiz ve stresli bir yaşam ile desteklenen aşırı ve düzensiz gıda tüketimi gibi sebepler yatar.

Karın ve bel çevresinde bulunan yağlar, vücudun diğer bölümündekilere oranla daha tehlikelidir. İç organların etrafındaki oluşan yağlanma, iştahı kontrol eden leptin hormonu üzerinde olumsuz etki yaratır. Yazılı ve görsel medyada yer alan şok diyetler ise ister istemez yeni problemleri beraberinde getirir. Bel çevresi yağlanması kontrol altına alınmadığı durumlarda zamanla oluşan diyabet, kalp hastalıkları, yüksek kan basıncına bağlı tansiyon gibi sağlık problemlerinin önüne geçilmesi için pek çok göbek eritme egzersizi ve doğru beslenme yöntemi bulunmaktadır. Doğru göbek yağı eritme yöntemleri ile sağlıklı bir şekilde bu problemi ortadan kaldırmak oldukça kolaydır.

Göbek eritme hareketleri

Göbek eritme hareketleri de vücutta bulunan fazla yağlardan kurtulmanızda oldukça faydalıdır. Genç ya da yaşlı, zayıf ya da şişman olun göbek bölgesindeki yağlanmadan kurtulmak ve sağlıklı bir vücuda sahip olmak için yapılabilecek pek çok egzersiz bulunur. Evde yapabileceğiniz hareketlerin yanı sıra açık havada ya da spor salonunda yapacağınız egzersizler de sağlıklı ve estetik bir vücut için gereklidir. Bel bölgesinde bulunan yağların verilmesinin zor olduğu yönünde yanlış bir algı mevcuttur. Aslında kilo vermeye başladığınızda öncelikle gövdeden kilo verilir. Orantılı bir şekilde kilo vermek için ise, dengeli beslenme, uygun diyet ve düzenli spor olmazsa olmazlardır. Yürüyüş, koşu, yüzme, aerobik, bisiklet ve tenis gibi sporlar göbek eritme yolları bakımından öncüdür. Kardiyo egzersizleri olarak geçen bu hareketlere ek olarak karın bölgesi için uygulanan ve daha fazla kalori yakılmasına öncülük eden bazı özel hareketler de bulunmaktadır.

Bel fıtığı cinsel güce etkisi





Bel Fıtığının Belirtileri Nelerdir ?



Disk kaymasına bağlı olarak ortaya çıkan bel fıtığı problemine ağır yük kaldırmak, ani hareketler yapmak gibi çeşitli faktörler sebep olabilir. Yaşam kalitesini ciddi şekilde düşüren bel fıtığı tedavisine erken evrelerde başlanmalıdır. İlerleyen boyutlarda idrar kaçırmaya kadar gidebilen bel fıtığı belirtileri göz ardı edilmesi halinde tek çözüm ameliyat olurken erken teşhis durumunda fizik tedaviyle problemin giderilmesi mümkündür. Bel fıtığı belirtileri nelerdir, tedavisi nasıl olmalıdır?



Omurgaya esneklik sağlayan disklerin yerinden oynaması neticesinde ortaya çıkan bel fıtığı hastalığı "disk kayması" olarak da bilinir. Genelde omurganın alt tarafında görülse de omurganın herhangi bir yerindeki diskin kayması, bel fıtığı probleminin ortaya çıkması için yeterlidir. Bel fıtığı patlamasında ise bel bölgesindeki omurlar arasındaki diskin dışında yer alan sert tabaka yırtılır ve diskin içindeki yumuşak madde dışarıya çıkıp sinir ya da omurilik köklerine baskı yaparak ağrı oluşmasına sebep olur. Peki bel fıtığı belirtileri nelerdir, bel fıtığı tedavisi nasıl yapılmalıdır?

BEL FITIĞI BELİRTİLERİ



Rahatsızlığı erken teşhis ve hızlı tedavi halinde, yatak istirahati ya da fizik tedaviyle ortadan kaldırılmak mümkündür.



HAREKETLERDE ZORLANMA

Bel fıtığı nasıl anlaşılır sorusuna cevap aranıyorsa ilk olarak standart hareketlerde bile zorlanma olup olmadığı kontrol edilmelidir. Ayak uçlarınıza eğilebiliyor musunuz, yerden bir şey alırken ağrınız oluyor mu, oturup kalkmada sizi rahatsız eden bir şey var mı? Eğer bu sorulara evet diyorsanız ve bazı hareketleri yapmakta güçlük çekiyorsanız mutlaka en kısa sürede doktora görünmeniz gerekir.


BACAK AĞRILARI

Omurlarda meydana gelen kayma yüzünden bacaklarda ciddi ağrılar oluşabilir, bilekler zayıflayabilir ve burkulabilir.



UYUŞUKLUK

Bel fıtığının bir belirtisi olarak bel bölgesinde uyuşukluklar oluşabilir. Özellikle sabahları uyandığınız zaman belinizin sağında ya da solunda bir uyuşukluk hissedebilirsiniz.



KASLARDA ZAYIFLAMA

Disklerin kayması ve bel fıtığının oluşması neticesinde sinirlere daha çok yük biner. Burada basıncın artmasıyla beraber sinirlerin reaksiyon göstermesi sonucunda vücudunuzda çeşitli kasılmalar ya da kas ağrıları gözlemleyebilirsiniz.



KALÇADA AĞRI

Fıtık sonrasında sadece belde ya da bacakta değil, aynı zamanda kalça bölgesinde de ağrı oluşabilir.



YÜRÜME GÜÇLÜĞÜ

Bel fıtığı sonrasında vücudun çeşitli bölgelerinde ağrılar ve kasılmalar oluşacağı için eskisi kadar rahat hareket edemezsiniz ve bu durum yürümenize bile yansır.



İDRAR KAÇIRMA

Bel fıtığının nadir görülen belirtilerinden birisidir ve genelde ileri evrelerde ortaya çıkar. Kasların zayıflamasıyla beraber idrarı kontrol etmekte güçlük çekebilirsiniz.



HIZLI YORULMA

Fıtığın ortaya çıkmasıyla beraber en basit ya da enerji gerektirmeyen aktivitelerde bile eskiye nazaran çok daha hızlı bir şekilde kendinizi yorgun hissetmeye başlayabilirsiniz.



CİNSEL GÜCÜN KAYBEDİLMESİ

Fıtığın çok daha ileri evrelerinde cinsel arzunun kaybedilmesi söz konusu olabilir. Bu süreç genelde idrar kaçırmadan sonra ortaya çıkar.

4 Eylül 2021 Cumartesi

Sağlığa faydalı içecekler.

 Yararlı içecek listesinde akla gelen ilk içecek su olur. Ancak diğerlerini yabana atmamak gerek!

  • Yağlı Süt İştah keser ve osteoporoza karşı korur. ...
  • Yeşil Çay. ...
  • Sodyumlu Domates Suyu. ...
  • Sıcak Çikolata. ...
  • Nane Çayı ...
  • Soya Sütü ...
  • Kızılcık Suyu. ...
  • Portakal Suyu.

 


Yararlı içecek listesinde akla gelen ilk içecek su olur. Aslında, ufak şikayetlerden osteoporoz (kemik erimesi) gibi ciddi rahatsızlıklara kadar pek çok durumda bağışıklık sistemimize destek olan başka içecekler de var. Hangi içeceğin hangi hastalıkları önlediğini merak ediyor musunuz?

Yağlı Süt İştah keser ve osteoporoza karşı korur. Sağlıklı bir öğünün içermesi gereken değerlere sahip olduğu, yani karbonhidratar, protein ve az miktarda yağdan oluştuğu için vücut tarafından yavaşça emilir ve uzun süre tok tutar. Ayrıca, kan şekerini dengelediğinden, ani açlık krizlerine daha az yatkın olursunuz. Süt, kalsiyum için en uygun kaynaktır, çünkü D vitamini içerir. Ayrıca, vücutta yağ depolanmasını engeller. Araştırmalar, kalsiyumun hücrelerde yağ depolanmasına neden olmadığını, tam tersine, hücrelerin yağ yakmasını sağladığını gösteriyor. Bu sayede hedeflediğiniz kiloya daha kolay ulaşabiliyorsunuz. Kalori değeri: 22

 

1 Nisan 2021 Perşembe

Güzellik merkezindeki doktor balıklar.


Sivas’ın Kangal başta egzama, mantar ve sedef olmak üzere çeşitli cilt hastalıkları ile yaraların iyileştirilmesinde kullanılan, yurt dışına çıkarılmaları yasak olmasına rağmen gizlice kaçırılarak şu anda bazı ülkelerde de yetiştirilmeye başlanan doktor balıklar, şimdi de güzelliğin hizmetinde kullanılmaya başlandı.

İzmit’te yeni açılan bir güzellik merkezinde hazırlanan el ve ayakların sokulduğu özel havuzlu koltukta doktor balıklar kadınların el ve ayaklarındaki istenmeyen deri ve kabukları temizleyip ‘masaj’ yapıyor.

Diyetisyen Ercan Kaplan, “Bu balıkların manikür pedikür yapma özellikleri var. Ölü dereyi temizleme özellikleri var. Aynı zamanda mantar tedavisinde kullanılıyor. Sedef, egzema ve belli rahatsızlıklarda tedavici edici özelliği olan balıklar. Zaten Kangal’daki kaplıcanın özelliğini herkes biliyor. Fakat biz bu balıkları yurt dışından getirmek zorunda kaldık. Kangal’dan dışarı çıkışı yasaktı. Bunlar yurt dışında üretilmişti. Özel bir suyu var. İnsanlar başta biraz çekiniyor. ‘El, ayağımı balıkların içine nasıl sokacağım’ diyorlar. Fakat girdikten sonrada çıkmak istemiyorlar. Balıkların aynı zamanda dolaşımı düzenleyici özelliği olduğu için ayaktaki laktik asitin uzaklaşması ve ayaklarınızın dinlenmesine yardımcı oluyor. Her zaman da bilindiği üzere ayaklarda akapunktur noktaları var. Ayaklardaki akapunktur noktalarını uyararak rahatlamayı sağlıyor. 20 dakikanın bitiminde hastalarımız çıkmak istemiyorlar. ‘Bir 10 dakika uyumama müsade edin öyle çıkayım’ diyorlar.”

Doktor balıklara ilk kez masaj yaptıran Aslı Zan, ilk girdiğinde yadırgadığını daha sonra kendisini çok iyi hissetmeye başladığını, balıkların kendisine masaj yaptıkları duygusuna kapıldığını belirterek, “Gün sonu kesinlikle kullanılmalı diye düşünüyorum. Özellikle çalışan kişiler için harika bir duygu. Manikür pedikür yapma gibi özelliği de var. Herkese tavsiye ediyorum” dedi.

DHA

Nar kabuğundaki mucize.


Nar kabuğu mucizesi

Tacıyla adeta meyvelerin kralı olan nar, her derde deva bir ilaç. Hem de her yönüyle..

Tacıyla adeta meyvelerin kralı olan nar, her derde deva bir ilaçtır. Nar bağışıklık sistemini güçlendirerek, bizleri başta kanser olmak üzere pek çok hastalıktan da korumaktadır. İçerdiği flovanoidler, vitaminler, polifenoller, antosiyaninler, taninler vasıtasıyla kolesterol ve şekeri de dengeleyen nar kalp ve damar sağlığımızı koruduğu gibi, kanser hücrelerinin de gelişmesini çok önemli oranda engellemektedir.

Mucizevi bir şifa kaynağı olan nar kabuk, zar, çekirdek ve sudan oluşmaktadır.

Nar suyunun genel damar sağlığını, özellikle de kalbi koruduğu, damar tıkanıklıklarını geriletme ve tansiyon düşürücü etkileri herkes tarafından bilinmektedir. İnsanlar narı, suyunu içerek tüketmektedir. Narın içindeki zarlar ile yendiğinde mide ülserini iyileştirdiği ise pek az kişi tarafından biliniyor. Yine son günlerde pek çok firmanın satışa sunduğu nar çekirdeği yağı,çok değerli punicic acid içermektedir. Nar çekirdeği yağı özellikle cildimizde kırışıklıkları ve yaşlanmayı gidermekte, saçlarımızda canlılık ve saç çıkarıcı etkileri nedeniyle ilaç endüstrisi tarafından önemli miktarda kullanılmaktadır.



''Nar kabuğu,suyundan daha fazla değerlidir''

Nar suyu bir ilaç gibi sağlığımız için faydalıdır, ancak kabuğu suyundan daha fazla değerlidir. Nar kabuğu içinde bulunan ellagik asit, başta meme kanseri olmak üzere hemen hemen tüm kanser türlerini hem önleyici hem de iyileştirici faydalar sağlamaktadır. Nar kabuğundaki flavanoitler, fenolik bileşikler ve antioksidantlar suyundan çok daha fazla miktardadır. Nar kabuğunda bulunan ellagik asit antioksidan, anti-mutajen ve anti-kanser özelliklere sahiptir. Çalışmalar meme, yemek borusu, cilt, bağırsak, prostat ve pankreas kanserlerinde anti-kanser özelliğini göstermiştir. Ellagik asit P53 geninin kanser hücrelerince yok edilmesini engellemektedir. Ellagik asit kansere neden olan moleküllere bağlanarak onları çok önemli bir oranda etkisizleştirmektedir.

''Sıkılan narın kabukları asla atılmamalı''

Gölgede veya 40-50 dereceyi geçmeyecek ortamlarda kurutarak, ufaladığımız nar kabuklarını serin bir yerde saklayalım. Daha sonra 100 gram kaynamış suya, 2 gram nar kabuğu atarak, yaklaşık 10 dakika kaynatıp suyunu hemen her gün çay olarak tüketelim. Böylece başta kanser, kalp ve şeker hastalıkları olmak üzere pek çok hastalıktan kendimizi korumuş olacağız. Genelde tüm meyvelerde olduğu gibi narın da en değerli yeri kabuğudur. Bir ilaç gibi içtiğimiz nar suyundan arta kalan kabukları da asla atmayalım ve başta kanser, şeker ve kalp olmak üzere hemen hemen tüm hastalıklardan korunalım. (Özlem Özdemir - Beslenme ve Diyetetik Uzmanı)

Evde doğal Elma sirkesi nasıl yapılır.


Bugün size benim yeni favorimden bahsedeceğim. Hatırlarsanız yazın evde kendi bitki yağımı kendim yaptığımdan bahsetmiştim. Bugünlerde ise favorim sirke yapımları. Herşey birkaç ay önce, sirke ile ilgili bir yazıda Prof. Dr. Ayten Altıntaş’tan ,satın aldığımız sirkelerin fabrikalarda içine asetik asit dökülerek birkaç saat içinde yapıldığını ve sağlığa çok zararlı olduğunu öğrenmemle başladı. Sonra ev sirkesinin hem çok lezzetli hem de her derde derman olduğunu öğrenince kolları sıvadım tabi. Evde sirke yapımlarına başladım. İlk denemem elma ve portakal sirkeleri oldu, ardından limon sirkesi yaptım ve gayet başarılı oldular. Nar sirkesini ise beceremedim, rengi muhteşemdi, fakat küflendi ve çöpe gitti ne yazıkki. Birşeyi yanlış yaptım galiba. Aslında olsaydı gıda boyası yerine tatlı ve pastalarda denenebilecek müthiş bir renge sahipti. Yapay gıda boyası yerine nar sirkesi bir alternatif olabilir kesinlikle doğal ve zararsız.

 Eskiden köylerde büyük toprak varillerde yapılırmış sirkeler. Daha sonra ne olduysa bu adetlerimizden kopuvermişiz. Şehre yerleşme ve fabrikasyon sirkelerin çıkması biz de “nasıl olsa hazırı var” düşüncesini oluşturmuş. Ve sirkeyle olan bağlarımız kopmuş. Sanayinin de sınır tanımayan herşeyi ucuza imal etme mantığı bizi sağlımızdan etmiş. Fabrikalarda 2 saat içinde, içerisine asetik asit eklenerek oluşturulan berrak sıvıya “sirke” demeye dilim varmıyor. Doğal sirke zaten o kadar asitli de olmuyor. Doğal sirkenin lezzetini bilmediğimiz için o sirke sanarak aldığımız şey bize güzel geliyor. Haydi hep birlikte evde sirke yapmaya. Elma sirkesini ben elmanın sadece dış kabuk ve çekirdek kısımlarından yaptım. Zaten şehrin ortasında bütün elmadan sirke yapmak hayal. Bir ton para verip aldığımız meyveyi yeyip, kalan kısımlarından sirke yaptım.

Aslında köy yerinde yazın ağaçlar meyve dolu. Yere düşüp çürüyorlar. İşte onlar tam sirke yapmalık. Gelelim zararsız, ucuz, temiz ve doğal elma sirkesinin yapımına: evde elma sirkesi Elinizdeki elma kabuk ve çekirdek kısımlarını bir cam kavanoza doldurun. Üzerine 1/4 elma, 3/4′ü içme suyu olacak şekilde su doldurun. Eğer keskin seviyorsanız elmaların üzerine kadar su doldurun. Kavanoza elinizde varsa bir kaşık elma sirkesi ya da bal ekleyin. İlk yaptığım zaman bal eklemiştim. Sonrakilerde ben bal eklemedim. Bu işlem sirkenin mayalanmasını kolaylaştırıyor. Eklenmese de oluyor. Kavanozu güneş görmeyen biryerde ağzı açık, tülbent bağlı şekilde saklayın. Ya da benim yaptığım gibi kavanozun tepesine bir kumaş kese ve lastik geçirip hem ağzının açıkta kalmasını hem de karanlıkta kalmasını sağlayabilirsiniz. Bu şekilde elmaların 15-20 günde çürümesi sağlanır. Bu süre içinde yine elma ekleyebilirsiniz. Elmalar suda iyice çürüyüp yumuşadıktan sonra, bu karışımı tülbentten süzün ve elma cüruflarını çöpe atın. İçerisine 2-3 nohut, bir parça ekmek, biraz kalın tuz atarak sirke kavanozunun kapağını kapatın. Kapatırken sirkeye bir isim verin, mesela Ayşe. Kapağı kapatırken “adını Ayşe verdim 40 gün sonra seni çağıracağım” diyerek sirkenizi kurun. (Bu isim verme işlemini kayınvalidemden öğrendim.) Kırk gün sonra ise sirkenizi ismiyle çağırarak açabilirsiniz. Tabi sirkenin üzerinden ne kadar zaman geçerse o kadar lezzetli ve değerli olduğunu söyler eskilerimiz. elma sirkesi İkinci olarak ise portakal sirkesini denedim. Ne duymuş ne de görmüşlüğüm vardır. Sırf soyduğum portakal kabukları çöpe gitmesin diye yaptım sirkesini. Yani ben uydurdum diyebilirim. Kötü olursa yemeklerde kullanmasam bile temizlik için kullanırım diye düşündüm. Gerçekten hiçbirşeyi çöpe atmamak lazım. Portakal ve limon sirkesini de tıpkı elma sirkesi gibi kabuklarından yaptım. Gelelim elma sirkesinin kullanım alanı, fayda ve şifalarına. Birçoğu kendi tecrübe ettiklerimdir: Elma sirkesini hem bakterileri hem virüsleri hem de mantarları öldürmek için kullanabilirsiniz.

 Elma sirkesi çok iyi bir koku giderici ve dezenfekte edicidir. Koku gidermek istediğiniz yerlerde rahatça kullanabilirsiniz. Ayrıca mutfak bezlerinin dezenfeksiyonunda da kullanabilirsiniz. Elma sirkesini çamaşır makinesinde yumuşatıcı gözünde kullanıyorum. Hem çamaşırları yumuşatıyor hem de deterjanın zararlı koku ve etkilerini azaltıyor. Ayrıca düşük sıcaklıklarda yıkanan çamaşırlarda koku problemi olmuyor. Bir diğer şey ise çamaşırlardaki lekeleri çıkardığını hayretle gözlemledim. 3-4 sene önceden kalma bir lekeyi çıkardığını farkettim. Bulaşık makinesinde parlatıcı gözünde elma sirkesi kullanıyorum. Diğer parlatıcılar yapay olup durulanmadıkları için direkt midemize iniyor. Çoluk çocuğunuza parlatıcı yedirmek istemezsiniz değil mi? Güneş yanıkları, sinek ısırıkları gibi kaşıntılı durumlarda elma sirkesini bir pamuğa damlatın ve kızarık yere uygulayın. Acısını alıp kaşıntıyı geçirecektir. Elma sirkesi ile suyu karıştırarak camlarınızı temizleyin. En pahalı deterjanlara taş çıkardığını hayretle gözlemleyeceksiniz. Ayrıca elma sirkesi halınıza aniden birşey döküldüğünde harika bir temzileyicidir. Lekelenen yeri bol sirkeli bezle silin, lekeden eser kalmayacaktır. Karbonat ve elma sirkesi ile (yada portakal sirkesi de olabilir) lavaboları ovduğumda ışıl ışıl parladığını ve kirlenmenin geciktiğini gözlemledim. Elma sirkesi ile dişler fırçaladığında ağızda müthiş bir ferahlık oluyor ve dişleri beyazlatıyor.

 Elma sirkesi ve soda karışımı çok iyi bir cilt temizleyicisi. Sivilceler için de çok faydalı bir karışım. Elma sirkesinin topuk dikenine iyi geldiğini pekçok kaynaktan okudum. Bunun için yapmanız gereken topuk dikenini sürekli sirkeyle temas ettirmek. Bir beze sirke dökerek ayağa bağlamak ve ayağı sirkeli suda bekletmek çok faydalı. Saçlarınızın kepeksiz olması ve ışıldaması için elma sirkesini kullanabilirsiniz. Elma sirkesini ayrıca hazım problemleri, sinüs enfeksiyonları, saç dökülmesi, kilo vermek için, reflü, gut, artrit, sistit, mantar enfeksiyonu, yüksek tansiyon, menopoz sıkıntıları, siğil, ayak-vücut kokusu, zona, uçuk, varisler, uykuya dalmada güçlük,yorgunluk ve kolestrolde güvenle kullanabilirsiniz. Kanser, şeker hastalığı ve kemik erimesinden korunmak için de elma sirkesinden faydalanabilirsiniz. Tabi sağlıkla ilgili olan kısımlarda kesinlikle hazır sirke kullanmayın. Çünkü faydadan çok zarar getirecektir. Sirke hakkında son birşey de elma sirkesinde çeşitli bitkileri bekleterek, bitki sirkeleri yapabilirsiniz. Mesela size iyi gelen şifalı bir bitkiyi yaptığınız elma sirkesinde 20 gün-1 ay kadar bekletin. Böylece elma sirkesinin şifasını iki katına çıkarmış olursunuz. Mesela adaçayı menopoz sıkıntılarında çok önemli bir bitkidir. Adaçayı sirkesini yaparak salatalarınıza ve yemeklerinize kullanıp sıhhatli bir yaşam sürdürebilirseniz. İlaç kullanmadan, yan etki görmeden..

6 Ocak 2021 Çarşamba

Ayak kokusu ile başı dertte olanlar burada mı?

Ayak kokusu neden olur? Ayak kokusu nasıl giderilir…

Ayak kokusuna neden olan başlıca etmenlerin başında ayakkabı geliyor. Uzun süre ayakkabı içerisinde duran ayakların terlemesi ve hava almaması kokuya neden olabiliyor. Günümüzde çok sayıda kişinin yaşadığı ayak kokusu sorununu birkaç pratik yöntemle ortadan kaldırabilirsiniz. İşte ayak kokusuna kesin çözüm önerileri.

Çoğumuzun yaşadığı ayak kokusu yaşamı olumsuz etkilemektedir. Ayak kokusu iş temposunun koşuşturmacasında ve özellikle yaz aylarında sıcakların artması ile daha büyük bir sorun haline gelmektedir. Troid bezlerinin fazla çalışması ter bezlerini aktifleştirerek hem vücutta hem ayaklarda koku oluşumuna sebep olmaktadır. Aynı zamanda stres, şeker hastalığı ve kullanılan bazı ilaçlardan dolayı ayak kokusu oluşabilmektedir. Suyun vücudumuz için önemi çok büyüktür. İçilen su miktarımızı arttırmak ayak kokusunu azaltmaya yardımcı olacaktır.

AYAK KOKUSUNA KESİN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Seçeceğimiz ayakkabılar ayak kokusunu büyük ölçüde etkileyebilir bu nedenle önceliğimiz doğru ayakkabı seçimi olmalıdır. Nemi içine hapseden ayakkabılar yerine daha çok hava alan ayakkabılar giyinmemiz çok daha doğru bir seçim olacaktır. Seçeceğimiz ayakkabının tabanın naylon olması kokuyu tetikleyen bir neden olacaktır. Her gün aynı ayakkabıyı giyinmek de ayakların kokmasına davetiye çıkaracaktır. Bu nedenle ayakkabılarımızı sıklıkla değiştirmeli ve ayaklarımızın hava almasını sağlamalıyız. Haftalık ayak bakımızı evimizde kendimiz basit ve doğal yollarla yapabiliriz. Ilık su doldurduğumuz bir kovaya 2 yemek kaşığı karbonat ekleyerek ayaklarımızın derinlemesine temizliğini sağlayabiliriz. Ayaklarımız bu pratik bakımla ölü derilerden arınacak ve ayakların oksijen alması ayak kokusunu azaltmaya yardımcı olacaktır. Ayaklarımızda mantar gibi problemler var ise doktorumuzun vereceği kremleri bakım sonrası ayaklarımıza uygulayabiliriz. Genellikle kadınlar topuklu ayakkabı giyindiğinde çorapsız giyinmeyi tercih ederler. Çıplak ayaklarla ayakkabı giyinmekte hoş olmayan kokulara neden olmaktadır. Bunun da önüne ince bir babet veya külotlu çorap giyinerek geçmeniz mümkün olabilir.

Giydiğiniz çorapların pamuklu olması ayaklarınızı rahat ettirirken hem de terlemesinin önüne geçecektir.

16 Temmuz 2020 Perşembe

Eda Taşpınar 90 yaşındaki büyükannesi yoga yaptı!

İzmir'de tatil yapan sosyetik güzel Eda Taşpınar, 90 yaşındaki anneannesi ile yoga yaptığı anları sosyal medya hesabından yayınladı. Taşpınar, paylaşımına "Büyükanne ile meditasyon... Daha fazla ne isteyebilirim?" notunu düştü.

Her yıl Yunanistan'ın Mikonos Adası'nda tatil yapan sosyetik güzel Eda Taşpınar, bu kez tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs sebebiyle soluğu İzmir'de aldı.

Paylaşımlarıyla adından sıkça söz ettiren Taşpınar, 90 yaşındaki anneannesi ile yoga yaptı.

O anları takipçileriyle paylaşan Eda Taşpınar, "Büyükanne ile meditasyon... Daha fazla ne isteyebilirim?" ifadelerini kullandı.




11 Temmuz 2020 Cumartesi

En çok kilo aldıran 7 besin!

En çok kilo aldıran besinleri doğru tespit etmek, kilo verirken de bize fayda sağlayacaktır. Böylelikle kilo aldıran besinlerden kaçınabiliriz.



 Kilo aldıran yiyecekleri belirleyemezsek, diyetimizde hangi besin grubundan kaçınacağımızı da bilemeyiz. Peki en çok kilo aldıran besinler hangileri? Kilo aldıran diyet diye bir şey var mı birlikte bakalım. İşte bilimsel araştırmalara göre en çok kilo aldıran 7 besin...
1

İşlenmiş etler: The New England Tıp Dergisi'nde yayımlanan bir araştırmaya göre, işlenmiş et tüketimi tek başına 4 yılda ekstra yarım kilo almaya neden oluyor. Sosis, salam, jambon gibi işlenmiş et ürünleri, şişmanlatıcı gıdalardır. Demir ve proteinin zengin birer kaynağı oldukları doğru olsa da, aynı zamanda bileşiklerinde doymuş yağlar vardır. Bu yağlar, fazla miktarlarda tüketildiğinde çeşitli sorunlara neden olabilir. Doymuş yağlar, çoğunlukla, kötü kolesterol seviyelerini arttırır ve böylece kardiyovasküler hastalıkların gelişmesine neden olur. Buna ek olarak, bu yağlar vücudun belirli bölgelerinde, karın ve bacaklar gibi, çok çabuk birikir.
2

Diyet içecekler: Imperial College London'ın yaptığı yeni bir araştırmada, düşük kalorili tatlandırıcılı içeceklerin, şekerli içeceklere kıyasa kilo kaybına faydası olduğunu gösteren somut bir veri bulunamadı. Profesör Swithers, "Diyet gazlı içeceklerin kötü olabileceğini düşünüyoruz çünkü tükettiğiniz şekeri sindirmeyi zorlaştırıyor. Hayvanlar gerçek şeker aldıklarında, bunu sindirmekte zorlanıyorlar ve hormonların verdiği tepki değişiyor, kandaki şeker seviyesi artıyor ve bu da kilo alımına neden oluyor" diyor.
3

Patates cipsi: Patates cipsinin hiçbir zaman sağlıklı bir yiyecek olduğu düşünülmemiştir. Harvard Üniversitesi'nde yapılan bir araştırmaya göre son 4 yılda patates cipsi en çok kilo aldıran yiyeceklerin başında geliyor. Cipsin tek başına sağlıksız olması yetmezmiş gibi, patates cipsiyle tüketilen şekerli içecekler de kilo almaya neden olur.

4

Patates kızartması: Listede en çok kilo alımına neden olan ikinci besin ise patates kızartması. Patates kızartması tek başına 4 yılda ekstra 1 buçuk kilo almaya neden oluyor. Patates kızartmasının kilo aldırması sadece çok yağ çektiği için kalorili olmasında yatıyor, aynı zamanda işlenme süreci de kilo aldırıyor.
5

Alkol: Alkolden aldığınız kalori vücut tarafından kolay kolay depolanmıyor ve yağa çevrilmiyor. Ancak bu yine de alkolü masum bir pozisyona taşımaya yeterli değil. Çünkü bu noktada alkolün yanında tükettikleriniz ön plana çıkıyor.Örneğin, 100 kalorilik bir alkollü içecekle birlikte 100 kalorilik bir tabak makarna tükettiğinizde vücut önce alkolün kalorilerini yakmaya başlıyor. Fakat alkolün yanında veya hemen ardından tükettiğiniz makarnanın kalorileri vücutta depolanmaya başlıyor. Academy of Nutrition and Dietetics Dergisi'nde yayımlanan bir araştırmaya göre alkol alımı günde fazladan 384 kalori almaya neden oluyor.
6

Diyet ürünler: "Light" veya diyet ürünler şişmanlatıcı gıdalar arasında başı çeker. Günümüzde, her bir ürününün normal ve light seçeneğini piyasaya sunan markalar mevcut. Bununla birlikte, çoğu “light” ürün, genellikle bir bileşeni azalttıkları zaman yaşanan lezzet kaybını telafi edebilmek için sodyum, yağ ve diğer toksik ve yapay tatlandırıcılarla doldurulur. Mutlaka bu tarz gıdalardan da uzak durun.
7

Beyaz ekmek: Fakat beyaz ekmeğin posa içeriği neredeyse yok denecek kadar azdır. Bu sebepledir ki, beyaz ekmek tüketiminden sadece birkaç saat sonra kişi tekrar açlık hissi duyar. Beyaz ekmek tüketimi bel bölgesinden kilo almanıza neden olur. Glisemik indeksi yüksek bir besin olduğu için tüketim sonrası salgılanan fazla insülin sebebiyle besinler direkt yağ olarak depolanır. Bu depolama da çoğunlukla bel çevresinde gerçekleşir. Fakat tam tahıllı ekmeğin glisemik indeksi düşüktür. Kan şekerinden ani iniş çıkışlar yaratmaz ve daha az insülin salgılanır. Bu şekilde hem daha çok tok kalmış olursunuz, hem de yedikleriniz yağa dönüşmeden vücut tarafından kullanılır.