Tüm Dünyadan 60 Yıl Geride Yaşayan Ülke. Adeta zaman 60 yıl öncesinde durmuş gibi yaşıyorlar.
Tüm Dünyadan 60 Yıl Geride Yaşayan Ülke
Tüm Dünyadan 60 Yıl Geride Yaşayan Ülke. Adeta zaman 60 yıl öncesinde durmuş gibi yaşıyorlar.
Azerbaycan’ın güneyinde, Talış Dağları’nın zirvelerine doğru bir yolculuğa çıktığınızda, sizi sadece eşsiz bir doğa değil, aynı zamanda insan ömrünün sınırlarını zorlayan bir sır karşılıyor: Lerik. Burası, "Uzun Ömürlüler Diyarı" olarak biliniyor. Otostopla ulaştığım bu bölgede, temiz hava ve doğal yaşamın insan bedenini nasıl mucizevi bir şekilde koruduğuna tanıklık ettim. Yolculuğumun en durak noktası ise, Guinness Rekorlar Kitabı’na girmiş efsanevi bir ismin doğup büyüdüğü Barzavu Köyü oldu.
Barzavu köyüne vardığınızda sizi karşılayan sessizlik, aslında yüzyılların bilgeliğini taşıyor. Burada, dünyanın en uzun yaşayan insanı olarak kabul edilen Şiralı Müslümov’un kabrini ziyaret ettim. İnanması güç ama kayıtlara göre tam 168 yıl yaşayan Müslümov, bu toprakların bereketinin ve huzurunun en büyük kanıtı. Köy halkıyla yaptığım sohbetlerde, uzun yaşamın sırrının sadece genetik değil; dağlardan gelen kaynak suları, tamamen doğal beslenme ve stresten uzak bir yaşam olduğunu anladım.
Lerik Uzun Ömürlüler Müzesi de bölgenin bu şöhretini taçlandırıyor. Otostopla yaptığım bu yolculuk boyunca, sadece kilometreleri değil, adeta yılları da geride bıraktım. Lerik sokaklarında 90-100 yaşındaki insanların hala tarlada çalıştığını, odun taşıdığını görmek, modern dünyanın "yaşlılık" algısını tamamen yerle bir ediyor.
Azerbaycan’ın bu saklı cenneti, ölümsüzlük iksirini değil ama kaliteli ve huzurlu bir yaşamın formülünü sunuyor. Videomda, bu eşsiz coğrafyanın her anını, yollarda tanıştığım insanları ve Barzavu’nun o büyüleyici atmosferini sizlerle paylaştım. Hazırsanız, zamanın ötesine geçiyoruz!
Görsel: Kafkasya'nın huzurlu dağ köyleri ve doğanın kalbinde bir yaşam. (Pexels - Free License)
İran denilince çoğumuzun zihninde beliren o katı ve kapalı imajı bir kenara bırakmaya hazır mısınız? Yezd (Yazd) şehrinin labirent gibi sokaklarına daldığınızda, karşınıza çıkan manzara sizi bambaşka bir gerçeklikle tanıştırıyor. İran’da günlük yaşam, dışarıdan görünenin aksine derin bir misafirperverlik, canlı bir sokak kültürü ve kadim bir tarihle örülü. Objektif bir gözle sokaklardaki devinimi, pazar yerlerindeki bereketi ve İran ekonomisinin günlük hayata yansımalarını gözlemlemek, bu kadim coğrafyayı doğru konumlandırmak adına büyük önem taşıyor.
Yezd, sadece kerpiç binalarıyla değil, dünyanın en eski tek tanrılı inançlarından biri olan Zerdüştlük dininin merkezi olmasıyla da meşhur. Bu inancın kökleri nerede doğmuştur ve bugünkü ritüelleri nelerdir? Zerdüştlüğün kalbi olan "Ateşgah"larda binlerce yıldır sönmeyen kutsal ateşi görmek, insanı zamanın başlangıcına götürüyor. Toprak, hava, su ve özellikle ateşin kutsallığı üzerine kurulu bu kadim gelenek, bugün hala Sessizlik Kuleleri ve yaşayan ritüellerle varlığını sürdürüyor.
Ekonomiden Günlük Ritüellere: Sokaklarda dolaşırken halkın enflasyonla mücadelesini ama buna rağmen sarsılmayan nezaketini gözlemledim. İranlıların "taarof" adını verdikleri o meşhur nezaket kuralı, alışverişten taksi yolculuğuna kadar hayatın her anında karşınıza çıkıyor. Yezd’in geleneksel rüzgar kuleleri (badgir) altında serinlerken, bu toprakların önyargılarla değil, yerinde görülerek anlaşılması gerektiğini bir kez daha anladım.
Videonun sonuna doğru, Zerdüştlerin evlilikten cenaze törenlerine kadar uzanan mistik dünyasına dair kısa ama öz bilgilerle bu kadim kültürü daha yakından tanıyacağız. Hazırsanız, İran’ı daha önce hiç görmediğiniz bir perspektifle keşfetmeye başlıyoruz!
Görsel: Yezd’in tarihi kerpiç mimarisi ve rüzgar kuleleri. (Pexels - Free License)