hastane etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hastane etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Mayıs 2014 Perşembe

Hastaneye gaz atma diyen vatandaşı plastik mermi ile vrdu.

"Hastaneye gaz atma" dedi ve plastik mermilerin hedefi oldu...

Polis müdahalesiyle Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sığınan göstericileri takip eden polislerin attığı biber gazından hastane bahçesindeki vatandaşlar da etkilendi. Duruma tepki gösteren vatandaşa polis pilastik mermiyle karşılık verdi.

Taksim'e gitmek üzere Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde toplanan gruplara polis müdahale etti.

Polisin grupları dağıtmak için TOMA, gaz bombası ve plastik mermi kullandığı müdahale sırasında göstericiler de taş ve molotof kokteyli attıkları görüldü. Gruptaki bazı kişiler de ellerinde sapanlarla polise taş yağdırdı.

Göstericiler hastaneye kaçtı, polis kovaladı

Bu sırada kalabalık bir gösterici grubu hastane bahçesine girdi.Bu sırada polisin gaz kapsüllerinden bazıları hastane bahçesine düştü, bu nedenle o sırada hastanede bulunan vatandaşlar da etkilendi. Hasta yakını olduğu sanılan bir kişi polise tepki gösterdi, hastanede bulananların müdahale ve gazdan etkilendiğini sert bir şekilde söyledi.

Polisin beklenmedik tepkisi. 5 metreden atış

Çevikkuvvet arasında bulunan bir polis de bu kişiye beklenmedik bir müdahalede bulundu. Elindeki plastik mermi atan silahı yaklaşık 5 metre mesafede bulunan bu kişiye yöneltti ve art arda ateş etti. Bu hareket gösterici olmayan bir çok kişinin tepkisini çekti.

21 Nisan 2014 Pazartesi

Hastane acentaları havadan hasta kapacaklar.

Türkiye, sağlık turizminde çıta yükseltti. Ekonomik Koordinasyon Kurulu'nda sağlık turizmiyle ilgili yeni kararlar alındı. Yabancı hastadan 20 milyar dolar gelir hedefleyen Türkiye, ilk kez uluslararası turizm tanıtımlarına sağlık turizmini de ekledi.


Sağlık Bakanlığı, özel ve devlet hastaneleri olmak üzere tüm yabancı hastalara Türkiye'deki tedavilerinde garanti vererek sorumluluğu üzerine aldığını resmen bildirdi.



YÖNETMELİK TEMMUZDA

Geçmişte rekabet nedeniyle kıyı bölgelerdeki otellerin oda fiyatlarının 5-6 dolara kadar düştüğünü hatırlatan Sağlık Bakanlığı, turizmde de aynı tehlikenin gündemde olduğunu bildirdi. Özellikle özel hastanelerin yurtdışından hasta bulabilmek için sürekli fiyatları düşürmeye başlaması üzerine Sağlık Bakanlığı, Sağlık Turizmi Aracı Kurumları Yönetmeliği yayımlayacak. Hastaneler kendisi hasta bulmayacak tıpkı turizmde olduğu gibi aracı firmalar hastayı yönlendirecek. Yönetmeliğin temmuzda yayımlanarak yürürlüğe girmesi bekleniyor. Türkiye, sağlıktaki atağına tüm dünyada reklamlara başlayacak. Tanıtım filmlerinde 'doğru tercih' anlamına gelen İngilizce Right Choise (RC) sloganıyla tanıtım yapılacak.



HAVADAN BUSSINESS TANITIM

Türkiye sağlık turizmi tanıtımını havadan da yapacak. Türk Hava Yolları, Lufthansa, British Airways, Qatar Airways gibi dünyaca ünlü havayollarının ekranlarında Türkiye'nin sağlık turizmi videoları gösterilecek. Tanıtımlar milyonlarca yolcuya ulaşacak.



CEPTEN DOKTOR BULUNACAK

Türkiye sağlık turizmi tanıtımlarını teknolojiye de aktardı. Akıllı cep telefonlarına 7 dilde Türk hastane ve hekimlerinin uygulamaları indirilebilecek. Böylelikle telefonu Almanca, Rusça, İtalyanca, İngilizce, Arapça, Fransızca ve İspanyolca dilde olan vatandaşlar aradıkları branşta tedavi veren hastane ve doktoru rahatlıkla bulabilecek.



SAĞLIK YÜZÜ HOLLYWOOD'DAN

Türkiye 'nin sağlık turizmi tanıtım yüzü, Kuzuların Sessizliği filminden tanınan Hollywood yıldızı Julianne Moore oldu. Moore şu sıralar Los Angeles'ta, Türkiye'nin yeni tanıtım filminin çekimlerini gerçekleştiriyor. Türkiye ilk kez turizm tanıtımlarında sağlık turizmine de ayrı yer verecek.



2014'TE 5 MİLYAR DOLAR

Türkiye , 2013'te sağlık turizminde 2.5 milyar dolar gelir elde etti. Bu yıl hedef 5 milyar dolara ulaşmak. 2023 yılı hedefi ise 20 milyar dolar olarak belirlendi. Sabah

14 Nisan 2014 Pazartesi

Çağatay Ulusoy Baygınlık geçiren Serenay'ı kucağında hastaneye getirdi.

Şişli Etfal’in acil servisi Çağatay Ulusoy’un haykırışlarıyla inledi. Oyuncu, baygınlık geçiren sevgilisi Serenay Sarıkaya’yı hastaneye kucağında getirdi.

“Medcezir” dizisinde başrolü paylaşan genç aşıklar Serenay Sarıkaya ve Çağatay Ulusoy’un keyifli başlayan gecesi hastanede noktalandı. Beraber vakit geçirirken Sarıkaya’nın aniden bayılmasıyla büyük panik yaşayan Ulusoy, arkadaşlarının da yardımıyla onu Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürdü. Sarıkaya’yı kucağında acil servise taşıyan Ulusoy, hastaneyi “Yardım edin, ölüyor!” çığlıklarıyla inletti.

Kantinde dinlendi

Serenay Sarıkaya, doktorların ilk müdahalesinin ardından kendine geldi. Ayılır ayılmaz sevgilisine sarılan Sarıkaya, bir süre hastanenin kantininde dinlendi.

Kendisini daha iyi hissettiğinde Çağatay Ulusoy’la birlikte hastaneden ayrılan genç oyuncu, o sırada gazetecileri görünce panikledi, “Nereden çıktı bunlar” diyerek tepki gösterdi. İkili, kendilerini bekleyen araca binerek hızla uzaklaştı.



28 Mart 2014 Cuma

Hastaneye alınmayan kadın hastane bahçesinde doğum yaptı.

Meksika’nın Oaxaca kentinde doğum yapmak için kocasıyla birlikte bir kliniğe giden Irma Lopez isimli kadın görevliler tarafından kabul edilmeyince hastanenin bahçesinde doğum yapmak zorunda kaldı.

Etnik Mazatec yerlilerinden olan 29 yaşındaki Lopez çimlerin üzerin yaptığı doğumla sağlıklı bir erkek çocuk dünyaya getirdi.
Geçtiğimiz Ekim ayında yaşanan olay oradan geçen bir kişi tarafından fotoğraflandı. Görüntüler tüm dünyada şok etkisi yaratırken Meksika hükümeti harekete geçerek hastanenin yöneticisini soruşturma süresince görevinden aldı.

Çimlerde doğum yapmak zorunda kaldı

Hastane yetkilileri ise farklı dil konuştukları için çifti ‘yanlış anladıklarını’ söyleyerek kendilerini savundu.
Büyük tepki toplayan görüntüler hakkında konuşan kadın sağlığı savunucuları Meksika’da hamile kadınların sıklıkla hastaneler tarafından reddedildiğini belirtiyor.

Lopez ailesinin hikayesi bu tür olayları engellemek için kadın sağlığı savunucularına da ilham oldu. Fotoğraf ülke genelinde de sağlık sisteminin sorgulanmasına ve çeşitli reformlar için adım atılmasına yol açtı. Lopez'in durumu dikkati diğer yerli hamile kadınlara çevirdi. Köylüler ve ev kadınları bu fotoğraf sayesinde destek bulmayı umuyor.

11 Eylül 2008 Perşembe

Dünyayı ayağa kaldıran Türk ilacı



Dünyayı ayağa kaldıran Türk ilacı

27 bebeğin ölümü ile gündeme gelen hastane enfeksiyonları artık can alamayacak. Türkiye'nin tek ruhsatlı ilacı Ankaferd devrim yapmak üzere

Emeti Saruhan'ın haberi

Yüzyılın buluşu Ankaferd'in antibiyotiklere direnç kazandıkları için bir türlü baş edilemeyen patojen mikroorganizmaları yok ettiği bilimsel olarak kanıtlandı. Uzmanlara göre çalışmalar bu yönde sonuç vermeye devam ederse hastane enfeksiyonu diye bir şey kalmayacak.
Geçtiğimiz günlerde peş peşe ölen 27 bebek, ailelerinin elinde bir karton kutu içinde yatarken hepimizin yüreğini sızlatmıştı. Hayata “merhaba” diyen narin vücutlar, annelerinin parmaklarının ucundan teker teker kayıp gitmişti. Bir türlü önü alınamayan kabusun adı; “hastane enfeksiyonu”ydu. Bilanço bu kadarla sınırlı değil elbette, yüz binler söz konusu. Ama size bir müjdemiz var. Tüm dünyada etkili olan bu kabus çok yakında sona erecek, üstelik bunu başaran bir Türk ürünü. Yapılan çalışmalar sonucunda Türkiye'nin ruhsatlı tek ilacı olan Ankaferd'in, hastane enfeksiyonlarına neden olan ve başa çıkılamayan patojen mikroorganizmalar üzerinde yüksek düzeyde etkili olduğu bulundu. Uzmanlara göre hastane enfeksiyonlarını önlemede en etkin ve ekonomik proses Ankaferd ve çalışmalar bu şekilde devam ederse hastane enfeksiyonlarının ortadan kalkacağını söylemek kuvvetle mümkün.

Kan durdurucu olarak Sağlık Bakanlığı'ndan ruhsat alan ve saniyeler içinde kanamayı durdurucu özelliği ile tanınan Ankaferd'in bir özelliği daha ortaya çıktı. Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Biyoteknoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Mustafa Akçelik'in başkanlığında yapılan çalışmalarda Ankaferd'in başta hastane enfeksiyonlarının pek çoğuna sebep olan MRSA olmak üzere Salmonella, Klepsiella, Stahylococcus, Candida, Clostridium gibi patojen mikroorganizmaların tamamına karşı yüksek düzeyde etkili olduğu bulundu.

Prof Akçelik, laboratuvar ortamında yapılan çalışmanın Ankaferd'in güçlü bir antimikrobiyel etkinliğe sahip olduğunu gösterdiğini, bu sonuçların hastane uygulamaları için çok büyük potansiyel vaat ettiğini söylüyor. Henüz herhangi bir hasta ya da hastane çalışması yapılmayan Ankaferd'in asıl etkinliği yapılacak çalışmalar sonucu ortaya çıkacak. Akçelik şahsi görüşünün, hastane uygulamalarında doğru konsantrasyon yakalandığı takdirde mutlaka sonuç alınacağı yönünde olduğunu belirtiyor.

SONUÇLAR CESARET VERİCİ

Ankaferd'in mikrobiyolojik çalışmalarının validasyonunu yapan Prof. Metin Yerebakan ise çalışmanın henüz ilk aşamada olduğunu, ancak hastane enfeksiyonlarına yönelik bir çok proses içinde en etkili ve en ekonomik olanının Ankaferd prosesi olduğunu söylüyor. Yerebakan, ulaşılan sonuçların cesaret verici olduğunu ve yapılacak çalışmalar bu doğrultuda sonuçlar verirse hastane enfeksiyonlarının ortadan kaldırılacağını kuvvetle söylemenin mümkün olduğunu ifade ediyor.

ÇARESİ OLMAYAN HASTALIKLARI İYİLEŞTİRECEK

Ankaferd'i geliştiren Hüseyin Cahit Fırat, hastane enfeksiyonlarında Ankaferd'in etkili olması nedeniyle çok mutlu. “İnşallah bundan sonra bebeklerimiz ölmeyecek” diyor. Enfeksiyon nedeniyle dünyada çaresizlikten birçok hastanenin duvarlarının sökülüp tekrar sıva yapılması zorunda kalındığını hatırlatan Fırat, “Bu doktorları nasıl suçlayabiliriz. Ellerinde enfeksiyonu önleyecek ilaç var da kullanmıyorlar mı?” diye soruyor. Fırat, yakında hastanelerde sıcak ve soğuk dekontaminasyon çalışmalarının yapılacağını söylüyor. Ankaferd'in içeriğindeki bitkilerin değişik oranlarda karıştırılması ve içine başka maddelerin de eklenmesi ile çok sayıda Ankaferd ürününün geliştirildiğini anlatan Fırat, bu ürünlerin şu ana kadar çözüm bulunmayan sağlık sorunlarına çare olacağını anlatıyor. “Şu an üniversitelerde Ankaferd üzerine 40 çalışma yapılıyor. Bunların 6-7 tanesi Ankaferd'in çaresi olmayan belli sorunları çözdüğünü bilimsel olarak kanıtladı, makaleleri yayınlandı. Ekim ayında Çeşme ve Antalya'da yapılacak kongrede bu sonuçlar açıklanacak. Ülkemiz için bir kaç açıdan ses getirecek şeyler olacak. Ankaferd gerçekten mucizevi bir karışım.” diyor.

Hüseyin Cahit Fırat: Yapılamayanı yapacağız

Ankaferd'in buluş sahibi ve geliştiren H.Cahit Fırat, bugüne kadar hep basından uzak durdu. İlk kez gazetemize konuşan Fırat'tan kendisini ve Ankaferd üzerindeki çalışma süresini anlatmasını rica ettim. "İktisatçıyım, tıp okumadım. Uzun bir müddet gazete ve dergilerde çalıştım. Bu zamanlar içinde rahmetle andığım çok değerli hocamla çalışmalarımızı yapardık. Uzun çalışmalar sonunda bu ürün meydana geldi. Brüksel'de bilim adamlarının katıldığı geniş bir toplantıda 'bunu Türkler mi yapacak' deyip alay edercesine bize bakarken aralarında bulunan değerli bir profesörün 'Dikkat edin de bu adamlar bize kan bilimini tekrar yazdırmasın' dediğini asla unutmuyorum. Ankaferd her geçen gün bu daldaki yerini hiçbir ürünün alamayacağını dünyaya kanıtlıyor. Talepler artıyor, hatta ürünü tanıyan bilim adamları Ankaferd olmadan ameliyata bile girmek istemiyorlar. Üzüldüğüm bir şey dünyada, Türk halkı yalnızca turist ağırlar, şiş kebap yapar,vs vs. gibi bir imaj olması. Sevindirici haber daha vereyim. Dünya üzerindeki ruhsatlar tamamlanıp ürün dağılmaya başladıktan 10 yıl sonra Türkiye'nin yaptığı ihracatın iki katını Ankaferd tek başına yapacak. Çalışmalarımı yürüttüğüm sıkı bir ekibim var. Ayrıca profesörlerden oluşan 20 kişilik bir bilimsel kurulum var. Gecemizi gündüzümüze katıp bu işe adadık. Belki seneye çok basitleştirilmiş şekle getirilen kene ısırmalarının önüne geçeceğiz. Zaten biz yapılamayan şeyleri yapmaya çalışıyoruz."

Hastane enfeksiyonu nedir?

Hastane enfeksiyonu, hasta hastaneye yattıktan 48-72 saat sonra ve taburcu olduktan sonra 10 gün içinde gelişen enfeksiyonlar olarak tanımlanıyor. Her yıl Türkiye'de 50 binin üstünde ve ABD'de tahminen 2 milyonun üzerinde kişi hastane enfeksiyonu kapıyor, yüz binden fazlası hayatını kaybediyor. Tıp dünyasının önde gelen ismi Prof. Dr. Üstün Korugan, eski Ulaştırma Bakanı Veysel Atasoy, İstanbul Tıp Fakültesi Genel Dahiliye Bölümü Başkanı Prof. Dr. Mehmet Oran, Ressam Serpil Akyıl gibi isimler de hastane enfeksiyonu nedeniyle hayatlarını kaybetmişti.

Yeni Şafak

29 Şubat 2008 Cuma

Sigara tiryakileri için derin uyku hayal


Sigara tiryakileri için derin uyku hayal
Tiryakilerin uyurken beyin faaliyetlerine bakan bilim adamları, içicilerin derin uykuya daldıkları sürenin içmeyenlerden daha az olduğunu belirlediler. Bilim adamları, bir nevi uyarıcı olduğu için nikotinin uykuya dalmayı da zorlaştırdığını söylediler.

John Hopkins Üniversitesi Tıp Okulu’ndan Dr. Nareş Purjabi’nin başkanlığındaki ekip, uyku sorununa sigara yüzünden ortaya çıkan sağlık sorunlarının mı yol açtığı, yoksa sigaranın tek başına uyku kaçırıcı bir etkisinin mi bulunduğunu anlamak için araştırma yaptı.

Bunun için sigarayla bağlantılı bir rahatsızlıkları bulunmayan orta yaştaki 40 kişinin uyku durumları, aynı sayıdaki içmeyenlerle karşılaştırıldı.

Uyku esnasında beynin elektriksel faaliyetlerini ölçmek için denekler evlerinde EEG makinelerine bağlandı.

Araştırma sonucunda içicilerin derin uyku sürelerinin daha az olduğu, daha ziyade hafif bir uyku çektikleri tespit edildi. İçenlerle içmeyenler arasında en büyük farklılığınsa uykuya daldıktan hemen sonra görüldüğü, bunun da nikotinin etkisinin uykunun ilk safhalarında daha fazla olduğunu gösterdiği kaydedildi.

Bunun yanı sıra araştırmaya katılan içicilerin yüzde 23’ü dinlendirici bir uykuları olmadığını söylerlerken, içmeyenlerin sadece yüzde 5’i uykuda dinlenememekten şikayet etti.

Hastanede doktorsuz doğum devri

Yılda ortalama 9 bin doğumun gerçekleştiği Torino Sant’anna hastanesi aldığı kararla yeni bir dönem başlattı. Doğum odasına artık doktorlar değil ebeler girecek.

Bugünden itibaren de projenin ikinci asmasına geçildi. Doğumhaneye sadece anne adayı ve ebe girecek. İsteyen evde doğum için hastaneden eve, ebe çağırabilecek.

Avrupa’nın en büyük hastanelerinden biri olan Sant’anna, İtalya’daki devlet hastaneleri arasında en prestijli olanlar arasında yer alıyor.

Hastane yöneticilerinin tercih ettiği yöntem aslında Hollanda basta olmak üzere kuzey Avrupa ülkelerinde uzun yıllardır uygulanıyor.

Amaç, doğumu hastalık gibi gören düşünce yapısından kurtulup, mümkün olduğu kadar doğal bir yöntemle gerçekleşmesini sağlamak. Ancak kararın ekonomik acıdan getirisi de yadsınamayacak kadar önemli. Hastanede veya evde ebe ile doğum devlete çok daha ucuza mal oluyor.

Bu yöntemle sezaryen ile gerçekleştirilen doğumların da azalması umuluyor. İtalya’da son yıllarda sezaryenla gerçekleşen doğum oranı artarak yüzde 15’e ulaştı. Türkiye’de ise hemen her iki doğumdan biri sezaryen ile gerçekleşiyor.